Basılı Kitaplar

ŞÜTÜRNÂME: GÖNÜL YOLCULUĞU

Uitgeverij De Rijn
£12.00
KDV dahil · Kargo ödeme adımında hesaplanır
Ücretsiz kargo€40 üzeri Hollanda içi
1–3 iş günüHızlı gönderim
Güvenli ödemeiDEAL · Kart · PayPal
14 gün iadeKoşulsuz
YayıneviUitgeverij De Rijn
TürBasılı Kitaplar

Kitap Hakkında

ŞÜTÜRNÂME Gönül Yolculuğu

Yazar: İlyas Özkan

Dil: Türkçe

BAŞLARKEN: NEDEN ŞÜTÜRNÂME?

Eskiler, gönül dünyasının kapılarını bazen bir kuşun kanadında, bazen bir kelebeğin titreyişinde aralamışlar. Ancak 16. yüzyılın o derin sessizliğinde, Tatavlalı Mahremî adında bir söz ustası, insanı ve hakikati bir "deve" sembolizminin aynasından anlatmak istemiş ve eserine 
Şütürnâme demiştir. Farsçada şütür deve, nâme ise mektup veya kitap anlamına gelir. Yani bir "Deve Kitabı"...

Tatavlalı Mahremî'nin kaleme aldığı bu kadim eser, yüzyıllarca sessizliğe gömüldü; o geleneğin tohumları toprak altında sabırla bekledi. Ta ki Safrani'nin kalemi, o tohumları bugünün dünyasında yeniden yeşertene dek... Elinizdeki bu eser, unutulmuş bir geleneğin modern çağdaki ilk yeniden doğuşudur. Ancak bu salt bir taklit veya yeniden yazım değil; kökleri derinde olan edebi ve fikri bir yeniden kuruluştur.

Burada önemli ve ince bir fark gizlidir: Mahremî’nin özgün eserinde fiziki olarak bir hayvan veya çölde yürüyen bir deve yoktur; orada "
Baba Şütür" (Deve Baba) lakabıyla anılan bir şahsın üzerinden yapılan keskin ve hicivli bir insan eleştirisi söz konusudur. Safrani’nin Şütürnâme’sinde ise bu kadim metafor adeta ete kemiğe bürünür; çölün o uçsuz bucaksız sessizliğinde bizzat dile gelip konuşan, vakar dolu adımlarla yürüyen ve bilgece fısıldayan hakiki bir devenin yol arkadaşlığı başlar.

Peki, koca bir ömrü ve onca ağır hakikati neden bir deve temsil eder?

Çünkü deve; yaratılışın en vakur, en sabırlı ve en sırdaş aynasıdır. O; çölün kavurucu sıcağında dahi şikâyet etmeden yükünü taşıyan, susuzluğunu dualarıyla bastıran, boynu eğri olsa da ufkunda hep dümdüz bir istikamet barındıran müstesna bir canlıdır. Osmanlı’nın o köklü geleneğinde deve; sadece bir binek değil; nefsin sabrını, ruhun sadakatini ve yolcunun kararlılığını simgeleyen bir semboldür. Kur'an-ı Kerim'in o sarsıcı suali olan 
"Bakmazlar mı o deveye, nasıl yaratılmış?" (Gâşiye, 17) ilâhî fermanı, aslında bize sadece bir hilkati değil, bir "yol ahlâkını" işaret eder.

İşte elinizdeki bu eser, yüzyıllar önce bir lakapta, bir sembolde susan o devenin bugün gerçekten can bulup dile gelmesidir. 
Safrani adındaki bir hakikat talibi, yanına bu hikmetli, konuşan dostu alarak bugünün modern insanının gönül çölüne doğru sessiz bir yürüyüşe çıkıyor. Mahremî'nin o dönemki sert hiciv yüklü üslubundan farklı olarak bu Şütürnâme, okuyucuyu bir kürsüden ders vererek değil, omuz omuza yürüyerek karşılıyor. Burada üstenci bir dille "bilen" yoktur, samimiyetle "arayan" vardır. Öğreten ve öğüt veren yoktur; birlikte yolculuk yapan iki sırdaş vardır. Bu bir kervan kalabalığı değil; bir yolcu ile bir rehberin, bir "can" ile bir "canan" aynasının baş başa verip dertleşmesidir.

Sabır, aşk, vefa, tevazu, istiğna ve teslimiyet gibi taşınması zor, ağır kavramlar bu yolculukta ağırlıklarını yitiriyor. Nesirlerin akışında bir yol arayacak, her kum tepesinde, her fırtınada ve her durağın sonunda bir beyitle hakikati mühürleyeceksiniz. İki yolcunun hasbihalinde kendi ruhunuzun fısıltılarını duyacak ve aslında çölde yürüyenin sadece Safrani ve devesi olmadığını, her satırda kendi hayatınıza döndüğünüzü fark edeceksiniz.

Sahi, siz hiç bir devenin gözlerindeki o derin ve hüzünlü aynaya bakıp kendi hakikatinizi gördünüz mü? Eğer görmediyseniz, heybenizi kuşanın; iki yolcu çoktan yola koyuldu bile...

Hadi, kulak verelim; bakalım o kum tepelerinin ardında neler konuşulmuş, hangi sırlar fısıldanmış

  • Yayınlanma Tarihi ‏ : ‎ 4 Haziran 2026
  • Dil ‏ : ‎ Almanca
  • Baskı Uzunluğu ‏ : ‎ 176 sayfa
  • ISBN-13 ‏ : ‎ 979-8199959032
  • Boyutlar ‏ : ‎ 12.7 x 1.12 x 20.32 cm

 

Birlikte AlınanlarBenzer Kitaplar